BM İNSAN HAKLARI KOMİTESİ – TÜRKİYE KARARI
28 Mayıs 2019 tarihinde, BM İnsan Hakları Komitesi tarafından Türkiye ile ilgili çok önemli bir karara imza atıldı.
-ADLİ SÜRECİN USULÜNCE YAPILDIĞININ, TÜRK YETKİLİLERCE KANITLANAMADIĞI BELİRTİLMİŞTİR.
-BYLOCK VE BANK ASYA’NIN, SUÇLAMA KONUSU EDİLMESİ ANLAMSIZ BULUNDU.
-BYLOCK VE BANK ASYA TUTUKLAMA GEREKÇESİ YAPILAMAZ !
-BARO TARAFINDAN ATANAN AVUKATLAR, YARDIMCI OLMAK BİR YANA, BAŞVURUCUNUN İŞLEMEDİĞİ SUÇLARI İTİRAF ETMESİNİ İSTEDİĞİ BELİRTİLMİŞTİR.
-“OHAL MAZERET DEĞİL”
Söz konusu mahkeme kararı KHK’lılara yönelik tutuklamaların haksız olduğunu da tescillemiş oldu. Türk hükümeti tutuklamalara dair OHAL’i bahane olarak sundu. Ancak İnsan Hakları Komitesi Türkiye’nin savunmasını kabul etmedi. ÖLÇÜLÜLÜK, ÖNGÖRÜLEBİLİRLİK İLKELERİNİN İHLAL EDİLDİĞİNE karar verildi.
-ANAYASA MAHKEMESİ ETKİLİ İÇ HUKUK YOLU SAYILMADI.
-TÜRKİYE SANIKLARI TAHLİYE EDİP TAZMİNAT ÖDEMEK ZORUNDA
Mahkeme kararında başvuranların 19-21 gün içinde hakim önüne getirilmeleri de ayrıca ihlal sebebi sayıldı. Kararda ayrıca mağdurların tahliyesine karar verilmesine, tazminat ödenmesine karar verildi. BM İnsan Hakları Komitesi kararın gereğinin yerine getirilmesi için Türkiye’ye 180 gün süre verdi.
Yeni BM kararında;
Anayasa Mahkemesi’nin artık ‘etkin iç hukuk yolu’ olarak görülemeyeceği belirtilmiştir.
İkinci ve önemli bir diğer tespiti ise ByLock ve Bank Asya gibi iddiaların tutuklama için yeterli olmadığını saptaması olmuştur.
Ayrıca Türkiye’nin savunmasında ileri sürdüğü “OHAL koşullarının” hak ihlalleri için mazeret olmayacağını belirterek, kararda belirtilen ihlallerin ortadan kaldırılması ve tazminat ödenmesi hususunda Türkiye’ye 180 gün süre tanımıştır.
Bu karar benzer iddialarla tutuklananlar için emsal olmaktadır.Bu nedenle benzer ihlal kararların çıkmasına karinedir. Bu ihlal kararı ilgilisince tazminat yönünden Adalet Bakanlığına; tutukluluk yönünden mahkemesine sunularak infazı sağlanabilir
Komite, kararlarının infazını takip ettirerek raporlaştırmaktadır. Mahkemelerin ve idari makamların buna uymaması halinde BM nezdinde ve uluslararası kamuoyunda “hukuk devleti” ve sözleşmeci devlet sıfatı ciddi oranda zedelenecektir.
ÖZETLE, SON 3 YILDIR, YÜRÜTME ORGANI VE ONUNLA ALABİLDİĞİNCE UYUMLU ÇALIŞAN YARGININ KHK LILAR VE GÜLEN CEMAATİ, MUHALİFLER İLE İLGİLİ OLARAK UYGULADIĞI BYLOCK- BANK ASYA( DOLAYISIYLA SENDİKA –SOHBET,BARIŞ BİLDİRİSİNE İMZA ATMA, KURUM KANAATİ GİBİ KRİTERLERİN ) BOŞ OLDUĞU, HUKUKİ BİR TEMELİNİN OLMADIĞINI BELİRTMİŞ VE İVEDİ OLARAK BU HAK İHLALLERİNE SON VERİLMESİ BM ORGANLARINCA DİLE GETİRİLMİŞTİR. Türkiye devleti, sözleşmeyi 02.02.2004 te imzalarken, BM kararlarına uymayı, sözleşme ile tanınan hakları sağlamak, etkin bir çözüm bulmayı taahhüt etmiştir.
AY Md.2 ve 90 gereği Türk mahkemeleri bu kararın gereğini yerine getirmek zorundalar. Aksi durum, görevi kötüye kullanma ve kişi hürriyetini tahdit suçunu oluşturur. AY md.90 ve md.137 çok açık. SİYASİ İRADEYE GÖRE KARAR VERİP KANUNLARI VE BM KARARLARINI UYGULAMAYAN HAKİMLER, SAVCILAR, YARIN BİZZAT SİYASİ İRADE TARAFINDAN YÜZÜSTÜ BIRAKILABİLECEKLERİNİ, HUKUKA AYKIRI KARARLARINDAN DOLAYI HUKUKİ VE CEZAİ SORUMLULUK ALTINA GİREBİLECEKLERİNİ UNUTMAMALILAR. !!
Kemal Karanfil (Emekli Hakim)
https://www.adaletbiz.com/hukuk/bm-karari-ile-tum-guncel-siyasi-davalar-temelden-cokmus-murdar-olmustur-h242885.html