KHK ile İhraç Edilmenin İltica Açısından Önemi
KHK ile İşinden Atılmış Bir Şahıs Hakkında Ceza Soruşturması Kesin Açılmıştır veya açılacaktır.
Türkiye’de bir devlet memuru Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile işinden atılmış ise hakkında yürüyen bir ceza soruşturması mutlaka vardır. Bu ceza soruşturması kapsamında KHK ile memurluktan çıkarılmış şahıs hakkında her an tutuklama kararı çıkarılabilir. Bu durum, Türk Hukukunda yer alan kanun, yönetmelik maddeleri ile uygulamadaki hukuk ilkeleri kapsamında oldukça ne bir durumdur. KHK ile memurluktan çıkarılmış bir şahıs hakkında halen UYAP’ta bir ceza davası açıldığının görünmemesi; 140 bin memurun işten atılmış olması ve iş yoğunluğu sebebi ile o şahısa daha sıra gelmediğinden, UYAP’a sağlıklı giriş yapılmadığından, soruşturmada gizlilik kararı olmasından dolayı vb. olabilir. Yoksa o şahıs hakkında da mutlaka yürüyen bir ceza soruşturması vardır.
Zira memuriyetten çıkarılan söz konusu kamu görevlileri “(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan; Ekli (X) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden, başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir.” İfadeleri ile kamu görevinden çıkarılmıştır. Yani kamu görevinden çıkarılan “Terör faaliyetinde bulunmak” ile suçlanmışlardır. Memuriyetten çıkarılırken de “haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edileceği” ifade edilmiştir. Kastedilen kanun hükümleri uygulamadan da anlaşılacağı üzere ceza kanunu hükümleridir.
Bir devlet memurunun “terör faaliyetinde bulunması” suç işlemesi anlamına gelir. TC’de bu tespit öncelikle şahsın çalıştığı Kurum tarafından yapılmaktadır. Bu KHK’lar kapsamında meslekten çıkarılan memurların kimler olacağı öncelikle o memurun çalıştığı kurum tarafından tespit edilmektedir. Tespit edilen isim listesi Başbakanlığa (bakanlar kurulu sekretaryası olması nedeniyle) bildirilir. Farklı kurumlardan gelen listeler Başbakanlık tarafından Resmi gazetede yayınlanmak üzere bir araya getirilerek Bakanlar Kuruluna imzalatılıp Resmi gazeteye gönderilir.
Burada bir devlet memurunun “terör faaliyetinde bulunduğuna” karar veren ilgili kurum (yani en son çalıştığı Kurum), bu suç faaliyetini Cumhuriyet savcılığına suç duyurusu olarak bildirmek zorundadır. Yani bir memur hakkında suç işlediği kanaati ile Devlet memurluğundan çıkarılması için ismini Resmi gazeteye yollayan kamu kurumu Devlet Memurları kanunu (DMK) md. 20 ve ilgili yönetmelik gereği aynı zamanda o şahıs hakkında Cumhuriyet savcılığına da suç duyurusunda bulunmak zorundadır. Bu suç duyurusu yapılmaz ise, suç duyurusunu yapmayan personel hakkında disiplin cezası uygulanır.
657 sayılı Devlet memurları kanunun “Müracaat, şikayet ve dava açma” başlıklı (DMK) 21 maddesi “…Müracaat ve şikayetler incelenerek en kısa zamanda ilgiliye bildirilir. Müracaat ve şikayetlerle ilgili esas ve usuller Cumhurbaşkanınca hazırlanacak bir yönetmelikle düzenlenir.” Şeklindedir. Bu kanun maddesi dayanak yapılarak, Bakanlar Kurulu Kararıyla “Devlet Memurlarının Şikayet ve Müracaatları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” (14/9/2009 tarih ve 27354 sayılı RG. Karar Sayısı:2009/15428) hükümleri yürürlüğe konulmuştur. Bir memurun bu yönetmelikte yer alan usule göre öğrendiği bir suç hakkında şikayet veya müracaat etmemesi halinde disiplin cezası (657 DMK md.125/A-d) verilmektedir.
Sözkonusu yönetmeliğin “Müracaat Hakkı ve İhbar Yükümlülüğü” başlıklı 11. Maddesi “Devlet memurları, kurumları ile ilgili resmi ve şahsi işlerinden dolayı müracaat hakkına sahiptirler. Ayrıca Devlet memurları, görevleri sırasında haberdar oldukları konusu suç teşkil eden durumları yetkili makamlara bildirmekle yükümlüdürler.” Maddesini içermektedir.
Bu madde kapsamında memurlar, görevleri sırasında haberdar oldukları konusu suç teşkil eden durumları yetkili makamlara bildirmekle yükümlü kılınmışlardır. KHK ile mesleklerinden atılırken terör suç işledikleri kabul edilen memurların da bu madde kapsamında ihbar edildikleri, savcılıklara bildirildikleri uygulamada görülmüş, tarafımızca da bilinmektedir.
Ayrıca, sözkonusu maddeler olmasaydı bile, yani bu suçu öğrenen memurların bu suçluyu bildirmek ile ilgili görevleri olmasaydı bile Cumhuriyet Savcıları, Türk Ceza Hukukundaki “Kovuşturma mecburiyeti ilkesi” gereği KHK ile “terör faaliyetinde bulunduğu” iddiasıyla memuriyetten atılan şahıslar için bir soruşturma açmak (hatta iddianame düzenleyerek yetkili ve görevli mahkemede dava açmak) zorundaydılar.
TC Devletinin Resmi Gazetesinde, kanun olarak yayımlanan bir metinde, bir şahsın “Terör faaliyetleri ile ilişkisi” ifade edilerek memuriyetten çıkarılıyor ise bu şahıs hakkında “terör faaliyetleri” kapsamında ceza davası açılmaması beklenemez.
CMK’nun 170. maddesinin 1. fıkrasında, ‘Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirilir’ şeklinde düzenlenmiştir. Bu ilke gereğince cumhuriyet savcılarının kamu davasını açma ve açılmış olan kamu davası sonuçlanıncaya kadar devam ettirmesi gerekmektedir.
Hele Türkiye’nin mevcut durumunda, yasama, yürütme ve Yargının tek bir elden (cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından) idare edildiği, güçler ayrımının ortadan kalktığı, HSYK’nın Hakim ve Savcıları meslekten atarak tutuklama tehditiyle iş yaptırdıkları bir dönemde, KHK lılar hakkında ceza davası açılmaması imkansızdır.
YANİ BİR MEMUR KHK İLE İŞTEN ATILMIŞ İSE, EN SON ÇALIŞTIĞI KURUMUN ŞİKAYETİ ÜZERİNE VEYA RESEN CUMHURİYET SAVCISI TARAFINDAN MUTLAKA SORUŞTURMA, DAVA AÇILACAKTIR.
Bu nedenlerle, Türkiye’de KHK ile işten atılmış birisi hakkında mutlaka bir dava açıldığını bilmek/kabul etmek gerekmektedir. Bu hukuki bilgiler çerçevesinde, ilticaya müracaat etmiş KHK ile işten çıkarılmış eski bir memurun “hakkında hiçbir ceza davası” bulunmadığı gerekçesi ile ilticasının kabul edilmemesi hukuki gerçeklere ters düşmektedir.
Ben khk ile ihrac edildim AMA hakkımda üç yılı gecmesine rağmen bir dava açılmadı. Halen ohal komisyonu da ret ya da kabul vermedi.
Merhabalar. Bizde baştaki birsürü sıkıntımızdan ötürü ülkemizi terk etmek zorundayız. Almanyaya gitmek istiyoruz. İltica için geçerli olan sebeplerimiz yok maalesef. Eşim özel bir bankada çalışıyor. Bu ay tazminat alabilmesi için müdürü onu işten çıkaracak( aksi taktirde borçlardan ötürü tazmınatınada el konulacak) işten çıkarılırken bu adam fetöcüdür bunla calısmak ıstemıyorum dese( çalıştıgı banka akp yandaşı) khk ile çıkarılmış gibi olurmu ve almanya için iltica gerekçesi olarak gösterebilir miyiz. İşten çıkarıldım yakında hakkımda tutuklanmada çıkar diye….
Çok zor durumdayız lütfen bilgisi olan benzer bir durum yaşayan çevresinde gören kim varsa yanıt versin. Çok teşekkürler
Merhabalar, aslına uygun olmayan beyanlar tespit edilmesi durumunda iltica talebiniz red edilmektedir bilgilerinize.
https://www.youtube.com/channel/UCmM3vFfjylJD0TVdac5Asrg bundan sonra sorulara youtube, @ilticahaber twitter ve @ilticarehberi instagram üzerinden cevap vereceğiz anlayışınız için teşekkürler.